2026 bayramı, artan fahiş fiyatlar ve yüzde 200’ü aşan zamlarla birlikte, bireyler için bir tatil değil, “hayatta kalma mücadelesi” haline geldi. Bir vatandaş, “Bayramlarda torunlar doluşurdu, şimdi gelmelerine ne ikram edeceğiz?” diye sordu. 12 Mayıs 2026 tarihinde, 9 güne çıkarılan bayram tatili, birçok insan için dinlenme fırsatından çok geçim kaygısının arttığı bir “evde kalma” zorunluluğuna dönüştü. İstanbul Mecidiyeköy’de yapılan sohbetlerde, yurttaşların ortak şikayetleri arasında astronomik ulaşım masrafları, eriyen emekli maaşları ve misafir ağırlamanın olanaksız hale gelmesi ön plana çıktı.
“TORUN GELSE NE HEDİYE EDECEĞİZ?” Bayramın eski coşkusunun kalmadığını belirten bir emekli, içinde bulundukları zor durumu şu sözlerle ifade etti: “Artık bayram diye bir şey yok. Cebimizde bir kuruş para kalmadı ki bayram yapalım. Bir simit almak bile lüks. Memlekete gitmek hayal oldu; yol parası bir servet. Hadi gitmedik, misafir gelse ne sunacağız? Eskiden bayramlarda torunlar gelir, evin neşesi olurdu, şimdi onlara ne vereceğiz?”
“BAŞKALARI İÇİN BAYRAM, BİZİM İÇİN SIRADAN BİR GÜN” Yalnız yaşayan bir başka vatandaş, bayramın artık sadece ekonomik durumla ilgili bir ayrıcalık haline geldiğini belirterek, “Bayram, parası olanların bayramı; bize sadece takvimdeki bir kırmızı gün. Dışarı çıkmayacağım, sadece dört duvar içinde zamanın geçmesini bekleyeceğim,” dedi.
Çocuk okutan aileler de ekonomik krizin en fazla etkilediği gruplardan biri. İki yetime baktığını söyleyen bir anne, tatil sorusuna şu yanıtı verdi: “Devlet bize tatil imkanı mı tanıdı? Çocukların karnını zor doyuruyoruz. İnsan önce evine ekmek götürmeyi, çocuklarının temel ihtiyaçlarını karşılamayı düşünüyor. Tatil bizim için gündemde bile değil.”
İşsiz bir vatandaş ise İstanbul’dan memleketine gidememenin getirdiği sıkıntıyı şu sözlerle paylaştı: “Bilet fiyatları 3 bin liraya kadar çıktı. 15 bin lira emekli maaşıyla bu mümkün mü? Kiralar 40-50 bin lira. İstanbul’da evde oturup kalacağız.”
EMEKLİLERİN TALEBİ: “MAAŞLAR EN AZ 35-40 BİN LİRA OLMALI” Emekli bireyler, yaşam standartlarının insani bir seviyeye çekilmesi gerektiğini savunarak, mevcut maaşlarla sosyal hayatın tamamen sona erdiğinin altını çizdi. Bir emekli, “Bu durumun düzelmesi şart. Emekli maaşı bugün en az 35-40 bin lira olmalı ki insanlar bayramda bir yere gidebilsin. Şu anki koşullarla emeklilere bayram tatili diye bir şey yok,” diyerek taleplerini dile getirdi.
ÖZEL SEKTÖR ÇALIŞANLARI İÇİN FARKLI BİR DURUM Bazı özel sektör çalışanları ise yoğun iş temposundan bunalarak, yüksek maliyetlere rağmen tatili bir fırsat olarak görüyor. Bir çalışan, yol masraflarının bütçesini zorlayacağını kabul etse de, “Yoğun çalıştık, 4-5 gün kafa dinlemek için memlekete gideceğim. Masraflar ağır ama bir şekilde idare edip o yolculuğa çıkacağım,” diyerek nadir bir teselli sundu.