“`html
Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Göktaş’tan Nüfus Politikaları Üzerine Önemli Açıklamalar
DARÜLACEZE Sosyal Yaşam Şehri’nde bir araya gelen basın mensuplarıyla konuşan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Türkiye’nin doğurganlık oranlarının alarm verici şekilde düştüğünü belirtti. Göktaş, bu durumu yalnızca demografik bir veri olarak değil, aynı zamanda ekonomiden sosyal yapıya ve milli güvenliğe kadar birçok alanı etkileyen bir mesele olarak değerlendirdiklerini vurguladı. “Birleşmiş Milletler’in tahminlerine göre, mevcut ivme devam ederse, Türkiye’nin nüfusunun 2100 yılında 25 milyona kadar gerilemesini bekleyebiliriz,” ifadelerini kullandı. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) oldukça düşük senaryoları ışığında nüfusun 54 milyona düşeceği belirtiliyor. Göktaş, 2001’de 2.38 olan doğurganlık oranının şu anda 1.48’e düştüğünü ve bunun, ülkenin Avrupa’nın en düşük doğurganlık oranlarına sahip ülkeleriyle benzer bir duruma geldiğini ifade etti.
Basın toplantısının ardından Bakan Göktaş, Darülaceze Sosyal Yaşam Şehri’ndeki Darülaceze Şefkat Huzurevi ve Yaşlı Bakım Merkezi’nde ziyaretlerde bulundu.
Nüfus Meselesini Uzun Vadeli Bir Devlet Politikası Olarak Ele Alıyoruz
Bakan Göktaş, yaptığı konuşmada aile yapısının toplum için kritik bir öneme sahip olduğuna dikkat çekti. “Güçlü bir aile yapısı, güçlü bir toplumu oluşturur. Bu nedenle aile politikalarımızı güçlendirilmiş bir çerçevede ele alıyoruz,” dedi. Türkiye’nin doğurganlık hızındaki düşüşün sadece istatistiki bir veri olmadığını, bunun milli güvenlik ile ilgili bir mesele olduğu üzerinde durdu. Mevcut doğurganlık oranlarının, ülkenin kendini yenileme eşiği olan 2.1’in altında olduğunu belirten Göktaş, “Bu durum stratejik bir konu ve çözüm bulmak adına çeşitli yasal düzenlemeleri hayata geçiriyoruz,” ifadesini kullandı.
Çocuk Seslerinin Eksikliği Toplumda Büyük Bir Sorun Oluşturuyor
Bakan Göktaş, hanelerdeki çocuk sayısının alarm verici oranda azaldığını belirterek, “Türkiye’de hanelerde %57 oranında hiç çocuk bulunmuyor. Bu durum, sadece aile yapısını değil, toplumsal dinamikleri de etkileyen ciddi bir dönüşümü simgeliyor,” dedi. Göktaş, gençlerin evlenmesi ve çocuk sahibi olmasının desteklenmesi gerektiğini vurguladı.
Aile Yılı ve Destek Oranları Geliştiriliyor
Peki, bu bağlamda Aile Yılı kapsamında hangi projeler hayata geçirildi? Bakan, 2025 yılı ‘Aile Yılı’ olarak ilan edildiğini ve bu yıl boyunca 19 bin 67 faaliyet gerçekleştirildiğini söyledi. Aile ve Gençlik Fonu’nun 81 ilde yaygınlaştırıldığını ve bunun hanelere sağladığı katkıları paylaştı. “68 bin 763 çiftimiz bu fondan yararlanarak 8.5 milyar lira ödeme aldı,” dedi.
Gelecek On Yıl İçin Kalıcı Çözümler Üzerinde Durulacak
2026-2035 döneminin ‘Aile ve Nüfus On Yılı’ olarak ilan edildiğini belirten Göktaş, bu süreçte kalıcı adımlar atılacağını ifade etti. Anne ve babalar için yasal desteklerin sunulacağını da sözlerine ekledi. “Toplumda, aile destek sistemine yönelik yeni modeller üzerinde çalışıyoruz,” dedi.
Yaşlı Bakımevi Hizmetleri ve Yeni Programlar
Bakımevlerinde yaşlılara verilen hizmetlerin arttığını belirten Göktaş, “2025 yılı sonuna kadar yaşlıların bakımını desteklemek için devlet olarak gereken her adımı atıyoruz,” ifadesinde bulundu ve %30 oranında ücretsiz hizmet sunulduğunu vurguladı.
Çocukların Dijital Güvenliği İçin Yeni Önlemler Alınıyor
Çocukların dijital dünyada karşılaşabileceği risklere karşı önlemler alındığını söyleyen Bakan Göktaş, “’Çocuklar Güvende’ web sitesi ile ebeveynler ve çocuklar bu konuda bilinçlendirilecek,” dedi. Çocuk haklarının korunması adına uluslararası platformlarda da faaliyetlerinin artırılacağı belirtildi.
Sosyal Risk Haritaları ile Hedeflenen Destekler
Sosyal risk haritaları ile ihtiyaç sahibi vatandaşlara daha etkin bir şekilde ulaşmayı hedeflediklerini ifade eden Göktaş, “Türkiye genelinde bu haritalarla hangi bölgede hangi sosyal hizmete ihtiyaç olduğunu belirliyoruz,” dedi. Yardımların bu sayede daha doğru ve hedef odaklı bir şekilde dağıtılmasını öngördüklerini açıkladı.
Sonuç olarak, Göktaş, Türkiye’nin nüfus yapısını ve aile olgusunu güçlendirmek için uzun vadeli çalışmalar yapılacağını ve bu kapsamda çeşitli stratejilerin planlandığını belirtti. “Çocukların ve gençlerin geleceği için hep birlikte irade göstermeliyiz,” diyerek sözlerini tamamladı.
“`