“`html
Hizbullah’ın Silahsızlandırılması ve Lübnan’ın Yeni Yolu
Lübnan, artan İsrail baskısı ile Hizbullah’ı silahsızlandırma kararı alarak, İran ile olan ilişkilerini yeniden değerlendirme sürecine girdi.
İsrail’in Ekim 2023’te Lübnan’a yönelik gerçekleştirdiği büyük çaplı saldırılar, Hizbullah’ın hem bölgedeki hem de Lübnan içindeki varlığını sorgulatmaya başladı.
Lübnan ve Hizbullah Arasındaki Ayrışma
İsrail’in saldırı gerekçesi olarak Hizbullah’ın varlığını ön plana çıkartması, aynı zamanda örgütün askeri ve siyasi açıdan zayıflaması, Lübnan’daki yetkilileri bu noktada adım atmaya yönlendirdi. Bu gelişmeler, Lübnan hükümetinin, Hizbullah ile arasına mesafe koyma çabasını hızlandırdı.
Ateşkes sonrası Lübnan hükümeti, ABD ve Batılı ülkelerin desteğiyle, 5 Ağustos’ta Hizbullah dahil, ülkedeki tüm silahların devletin kontrolünde toplanmasına karar verdi. Ayrıca, ordunun 2025 yılına kadar bir uygulama planı hazırlaması için talimat verildi.

İran’ın Lübnan Üzerindeki Etkisi
Lübnan’daki İş Birliği ve Barış İnşası Araştırma Merkezi kurucularından Danya Kulaylat Hatib ve İran Araştırmaları Merkezi (İRAM) Başkanı Doç. Dr. Serhan Afacan, Hizbullah’ın mevcut durumu ile Lübnan hükümetinin Hizbullah’a yönelik yaklaşımı hakkında değerlendirmelerde bulundu.
Hizbullah Artık Caydırıcı Değil
Hatib, “Hizbullah’ın silahları, hem İsrail’in saldırısı için bir bahane hem de İsrail’e karşı bir caydırıcılık işlevi görüyordu. Ancak, geçtiğimiz yıl yaşanan olaylar sonrası Hizbullah’ın askeri gücü önemli ölçüde azalmış durumda. Artık etkili bir caydırıcılık sunamıyor,” şeklinde yorumda bulundu.
Hizbullah’ın silahsızlandırılmasının ancak bir anlaşma ile mümkün olabileceğine dikkat çeken Hatib, Türkiye ve İrlanda örneklerini vererek silahsızlanma sürecinin nasıl işleyeceği konusunda bilgi sundu.
Hatib, “Devlet dışı grupların silahsızlandırılması genellikle bir garanti ile gerçekleşir. Hizbullah’ın silahlarını bırakmasını istiyorsunuz ama bu konuda garanti vermiyorsunuz. Mevcut Lübnan devleti bu garantiyi sağlayamayacak durumda,” dedi.

Esad’ın Düşmesi ve Bölgesel Etkiler
Hatib, İran’ın Lübnan ile olan ilişkileri açısından Suriye’deki Esad rejiminin devrilmesinin önemini vurguladı:
“Esad rejiminin çökmesi, İran’ın vekil güçlerini zayıflattı. Çünkü İran, doğu operasyonlarını büyük ölçüde Şam üzerinden yürütüyordu,” diye devam etti.
İran’ın son dönemde daha temkinli bir yaklaşım benimsediğini belirten Hatib, bölge ülkeleriyle sağlıklı ilişkiler kurarak iç meselelerine odaklandığını dile getirdi.

Türkiye’nin Rolü ve İstikrar Sağlama Çabaları
Türkiye’nin Suriye’deki duruma dair daha fazla sorumluluk alması gerektiğini savunan Hatib, Türkiye’nin Lübnan’da istikrarı sağlaması açısından hayati bir rol oynadığını ifade etti. Lübnan’ın mevcut durumda İsrail karşısında etkili bir savunma gücüne sahip olmadığına dikkat çekti.
Hatib, “Lübnan görüşmelerde zayıf bir pozisyonda. Elinde müzakere gücü yok ve bu işin herhangi bir sonucunu elde edemez,” dedi.
İran’ın Etkileri ve Bölgesel Gelişmeler
İRAM Başkanı Doç. Dr. Serhan Afacan, İran’ın Lübnan’daki istikrarsızlığın ana kaynağı olduğunu belirterek, “İran’ın Orta Doğu’daki politikaları Direniş Ekseni adı verilen yapılanma üzerinden şekilleniyor,” diye ifade etti.
Hizbullah’ın İran’ın stratejik yapısında önemli bir parça olduğunu vurgulayan Afacan, “İran’ın Hizbullah ile kurduğu ilişki, genellikle Lübnan hükümetinin gücünü zayıflatıyor,” dedi.
İran-Lübnan ilişkilerinin gerilimi artırdığını belirtmeyi ihmal etmeyen Afacan, “İran’ın direniş ekseninin eski gücünde olmadığını düşünüyorum,” ifadesini kullandı.

Türkiye ve Bölgesel İstikrar
Suriye’deki gerginliklerin tırmandığını hatırlatan Afacan, Türkiye’nin Lübnan’daki rolünün büyük önem taşıdığına klasik bir görünümde değindi:
“Suriye ve Lübnan tarihsel ve jeopolitik olarak iç içe geçmiş iki ülkedir. Bu nedenle bölgede istikrar sağlanmadan de diğerinin de istikrara kavuşması mümkün değil,” dedi ve Türkiye’nin bölgedeki olası rolünü anlattı.
Türkiye’nin Lübnan’da istikrarı sağlama çabalarının bölgesel politikalar açısından ne kadar önemli olduğunu yineleyen Afacan, “Türkiye’nin, bölgenin istikrarı için Lübnan’ın da istikrara kavuşması gerekiyor,” dedi.
“`