JES direnişi sürüyor: Önce yürütmeyi durdular, şimdi iptalini bekliyorlar

Tarım arazilerini ve üzüm bağlarını olumsuz yönde etkilen Jeotermal Santralleri(JES) için Türkiye’nin çoğu ilinde olduğu gibi Manisa’da da çiftlerin mücadelesi devam ediyor.

Manisa’nın Sarıgöl ve Alaşehir ilçelerindeki çiftçiler bölgelerindeki kurulmak isten toplam 11 adet jeotermal kuyusu konusunda mücadelesini sürdürüyor.

ÖNCE YÜRÜTMEYİ DURDURDULAR, ŞİMDİ KARARINI İPTALİNİ İSTİYORLAR

Sarıgöl ilçesinde 5 mahallede kurulmak istenen 6 sondaj, Alaşehir ilçesinde ise 2 mahallerde kurulmak istenen 5 sondaj kuyusu için çiftler önce Manisa Valiliği tarafından verilen ‘ÇED Gerekli Değildir’ kararı için Manisa İdare Mahkemesi’ne başvurarak, yürütmeyi durdurulması talebinde bulundu.

Manisa İdare Mahkemesi, valilik tarafından Sarıgöl ilçesindeki 6 sondaj kuyusu için 26 Kasım 2021 tarihinde verilen, Alaşehir ilçesindeki 5 sondaj kuyusu için 19 Ocak 2022 tarihinde verilen ‘ÇED Gerekli Değildir’ kararını konusunda yürütmeyi durdurma kararı verdi.

Mahkemenin verdiği yürütme durdurma kararlarının ardından Sarıgöl ile Alaşehir Ziraat Odaları mücadelelerini sürdürerek bu seferde verilen kararların iptali konusunda Manisa İdare Mahkemesi’ne dava açtı.

Manisa Valiliği tarafından verilen ‘ÇED Kararı Gerekli Değildir’ karanın iptali için açılan davanın ilk duruşması Manisa İdare Mahkemesi’nde görüldü.

Duruşmaya Sarıgöl Ziraat Odası Başkanı Ali İhsan Ülgen, Alaşehir Ziraat Odası Başkanı Necdet Türk, avukat Akın Yakan ile CHP Sarıgöl İlçe Başkanı Halil Erman Eryılmaz katıldı.

“BOR VE HİDOJEN ZÜLFÜR BAĞLARA ZARAR VERİYOR”

Sarıgöl ve Alaşehir ilçelerine yapılması hedeflenen JES kuyuları için verilen ‘ÇED Gerekli Değildir’ kararının iptal davasına bakan Av. Akın Yakan davanın ardından yaptığı açıklamada, santrallerden çıkan bor ve hidrojen sülfürlerin hem tarım arazilerini hem de bağları olumsuz yönde etkilediğini ifade etti.

Avukat Yakan yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: “Üzüm bağları ile sondajlar arasında santraller yapılmak isteniyor. Jeotermal Enerji santrallerinden doğaya salınan bor ile hidrojen sülfür üzüm için olağanüstü zararlı bir maddedir. Bu maddeler doğrudan doğruya üzümü bitiren kimyasallardır. Bu nedenle üzüm bağlarına kurulmak istenen jeotermaller açıkça bölgedeki tarımsal dokunun yok edilmesi anlamına gelir. Üzüm bağlarının ve tarım arazilerini yok olmamasını isteyen üreticiler ise bu mücadeleyi veriyor. Türkiye’nin bir çok ilinde olduğu gibi Manisa’da da JES sebebiyle verimli arazilerin yok edilmesine asla müsaade etmeyeceğiz.”

Avukat Yakan açıklamasında ayrıca, daha önce Sarıgöl ilçesinde açılan 2, Alaşehir ilçesinde açılan 1 JES davasını kazandıklarını, yeni açılan davaları da kazanacaklarına inandıklarını ifade etti.

“ÜÇ KURUŞ PARA İÇİN HALKI SAĞLIKSIZ, BİZİ AÇ BIRAMAZALAR”

Sarıgöl Ziraat Odası Başkanı Ali İhsan Ülgen yaptığı açıklamada ise, ilçelerine asla JES sokmayacaklarını ve bölgelerindeki verimli tarım arazileri ile bağların yok olmasına müsaade etmeyeceklerini dile getirdi.

Ziraat Odası Başkanı Ülgen yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi:

*Topraklarımızı ve bağlarımızı sonuna kadar savunacağız. Türkiye’de bağcılık çoğunlukta Sarıgöl ve Alaşehir ilçelerinde yapılmaktadır. Özellikle Sarıgöl ilçemiz Aralık 15’ine kadar üzüm hasadı yapan bir ilçe. Dünyanın birçok ülkesine üzüm gönderiyoruz.

*Bizim ilçemize jeotermal enerji santralinin yapılması coğrafi konum olarak müsait değil. Ancak ne hikmetse bölgemize bu santralleri yapmak için direniyorlar. Hem sağlık açısından, hem de tarım yönünden iyi bir çalışma değil.

*Üç kuruş fazla para alacağız yine ilçedeki halkı sağlıksız yaşatacaklar hem de bağları yok ederek üreticilerimizi aç bırakacaklar. Ama buna izin vermeyeceğiz. Neredeyse salgın geçti.

*Ama hala Türkiye’de salgından ders almayan bir zihniyet var. Bu salgın sanırım onlara akıl vermemiş.

*Salgında tarımın önemini anlamamız gerekir, biz bu tür santrallerle tarımı yok etmeye çalışıyoruz.

*Üretim olmazsa sağlık olmaz. Sağlık olmazsa sağlıklı nesiller yetişmez. Bu nenle bölgemize asla JES kurulmasına asla müsaade etmeyeceğiz. Tarımı bitirmelerine izin vermeyeceğiz.”

“10 YILDA BÜYÜK ZARARINI GÖRDÜK”

Alaşehir Ziraat Odası Başkanı Necdet Türk ise ilçelerinde 10 yıldır JES’le tanıştıklarını ve geçen süreç içerisinde santraller yüzünden ilçelerindeki bağların yok olma derecesine geldiğini belirterek şu ifadelere yer verdi:

*Bölgemizde 200 bin dekarlık alanda bağcılıkla uğraşıyoruz. JES’i ile 10 yıl önce tanıştık. Tanıştığımız il zamanlarda bize ‘Biz burada sera yapacağız. Kurutma sistemi yapacağız.

*Şehir ısıtması yapacağız’ dediler. Bizi bu şekilde kandırdılar. Bu 10 yıllık süreçte ise ovalarımız hoyratça kullanıldı. JES’lerden çıkan sıvı atıkları derelere, çaylara verdiler. Böylece bölgedeki sudaki canlıların ve bağların yok olmasına sebep oldu.

*JES’ler ile birlikte bölgedeki bor değerlerimiz yükseldi. Yüksek borlar sebebiyle bağlarımız kurumaya başladı.

*Bölgemizde son 10 yıl içerisinde kurulan 11 adet JES tarımı ve bağcılığı neredeyse bitirme noktasına geldi.

*Bu nedenle artık ilçemizin hiçbir bölgesine JES yapılmasını istemiyoruz. Bu konuda gereken mücadele ne yapacağız.

*Şimdide yapılmak istenen yeni JES için mücadele ediyoruz. İnanıyoruz ki yargı bizim için olumlu bir karar verecek.

Related Posts

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.